Annesi Türk Babası Amerikalı Genç, Bir Gecede Şöhret

Anasayfa Din, Dunya, Guncel Haber 06 Ocak 2016 2378 Okunma
Annesi Türk Babası Amerikalı Genç, Bir Gecede Şöhret
Haberi Paylas
Annesi Türk Babası Amerikalı Genç, Bir Gecede Şöhret 

O Arap giysileri ile dolaşan, Suud aksanlı kusursuz Arapçası ile Körfez vatanlarında yıldız haline gelen, Adana doğumlu bembeyaz bir Amerikalı!…

O Arap giysileri ile dolaşan, Suud aksanlı kusursuz Arapçası ile Körfez vatanlarında yıldız haline gelen, Adana doğumlu bembeyaz bir Amerikalı! Joshua Cenk Van Alstine, ya da Araplar’ın onu tanımış olduğu adı ile Ebu Muteb el Amriki, 2012’de Suudiler ile ilgili çekmiş olduğu Youtube videoları ile aniden Suudi Arabistan’da meşhur oldu. Şöhreti kısa sürede öteki Körfez ülkelerine de yayıldı, o şekilde ki röportajı yaptığımız Doha’da sokakta yürüyemiyor! Hakkında Washington Post’ta tam sayfa yazı yazılan 25 yaşındaki bu sıradışı gencin anası Türk babası ise Amerikalı. Şöhret olma öyküsünü kendisinden dinledik.

Türkçe, İngilizce ve Arapça… Üçünü de ana dilin benzer biçimde konuşuyorsun. Hikayeni en başından anlatır mısın?
Babam Amerikan askeri, annem Türk, İzmirli. Ben tahmin edebileceğiniz suretiyle Amerikan üssünde, İncirlik’te doğdum. Adanalıyım kısaca. Irak-kuveyt savaşı başlayınca ABD’ya geri dönüyoruz. Sonrasında tekrardan Türkiye, peşinden yeniden ABD. Bir dönem bu şekilde geçti, tam çağıl bedevi yaşamı kısaca. Liseye kadar bu şekildeydi, liseyi ABD’da okudum. Sonrasında internasyonal ilişkiler okumak suretiyle Teksas üniversitesine gittim. Derken bir sabah uyandığımda meşhur olduğumu keşfettim! 2 milyon şahıs Suudiler ile ilgili youtube videomu izlemişti, Suudi Arabistan’da hepimiz benden bahsediyordu.

“ARKADAŞLARIMIN HEPSİ SUUDİ İDİ”

Suudi Arabistan nereden çıktı?
Teksas’ta üniversitede arkadaşlarımın tamamı Suudi idi. Suudilere karşı ilgim o şekilde başladı. Suudilerle ilgili esprili bir video çekmiştim, Arapça. Dostlarım onu toplumsal medyada paylaşmış, bir gecede Suudi Arabistan’da şöhret oldum. Herşey fazlaca ani oldu. Youtube tv benzer biçimde değil, fazlaca acele yayılıyor. Hele de Suudi Arabistan’da, o yıllarda tam bir çılgınlıktı.

Arapça’yı ne vakit, iyi mi öğrendin?
Biz evde iki dil konuşuruz, ingilizce ve Türkçe. Ben asla Arapça okumadım. Suudi arkadaşlarımdan öğrendim.

“SUUDİ ARKADAŞLARIM BU LAKABI TAKTI”

Sana niçin Ebu Muteb diyorlar?

Rahmetli Suud kralı Abdullah’ın lakabı Ebu Muteb. Muteb düşmanını yoran demek. ABD’daki Suudi dostlarım bana bu lakabı yakıştırmış, o gün bugündür o şekilde kaldı.

Niçin bu Suud saplantısı?

Onlar Mekke’den, Medine’den geliyordu. Bizim gözümüzde fazlaca büyük birşeydi bu. Müslümanım fakat o şekilde fazlaca dindar biri değildim aslına bakarsak, namazlarımı kılarım fakat oldukça fazla dindar biri olmadım.

“HEP MÜSLÜMANDIM”

Müslümanlığı sonradan mı seçtin yoksa yetiştirilmeden mi?

Ben sonradan Müslüman olmadım, hep Müslümandım. Hristiyanlığı asla düşünmedim. Ben İslamı kitabından, Kuran’dan öğrendim, milletten öğrenmedim. Fakat aslolan dinin yakarma kısmından ziyade kültürünü fazlaca seviyorum, İslam’ın kültürünü, tarihini, ahlakını oldukça seviyorum.

Suudilerle takılmak İslam anlayışını iyi mi değiştirdi?

Aslına bakarsak o şekilde ciddi bir değişim olmadı. Dini daha gündelik yaşamaya başladım yalnız. Sözgelişi Türkler’in bir çok yalnız cuma günleri, ya da Ramazan’da müslüman olur. Fakat Araplar, oldukça dindar olmayanları bile, her gün Müslümandır. en fena Müslmümanı bile beş zaman namazını kılar. Onlar dini her gün yaşıyorlar, din gündelik hayatlarının parçası. Suudiler ile takılmanın o şekilde bir katkısı oldu hayatıma. Onun haricinde bir değişim yok, esasen daha ilkin de domuz eti yemiyordum, içki içmiyordum.

“AMERİKALILAR MÜSLÜMANLARI SEVMEZ”

Bembeyaz bir Müslüman Amerikalı, Arapça konuşuyor, devamlı Araplarla geziyor. Dışlanmadın mı ülkende?

Küçükken oldukça oldu. Lisede hiçbir okul bizi kabul etmek istemiyordu. bizlerden hep kuşku duyuyorlardı, korkuyorlardı. Amerikalı Müslümanlar olarak biz diğerlerinin yaşamış olduğu rahatı yaşamadık. 11 Eylül’den sonrasında daha da zorlaştı herşey. ABD’da okula giderken oldukça zorluklar çektim, fakat zaman içinde alıştım. Biz Amerikalı Müslümanlar olarak halkın bizi sevmemesine alışkınız. Bu bizim için fazlaca düzgüsel bir durum. Herhangi bir Amerikalı Müslümana sor, oldukça nornal der, Amerikalılar bizi severse aslolan bir tuhaflık var diye düşünürüz!

Bu dışlanmadan dolayı birazcık da Suudilere yaklaştın o halde?

Ben Müslümanlar’ı arıyordum hep, onlarla bir arada olmak istiyordum. Benim inancımı, düşüncelerimi anlayan, saygı duyan insanlarla olmak istiyordum. Bir çok Amerikalı Müslümanlığın ne işe yaradığını bile bilmez, Hint dini benzer biçimde görür. Sanki Hindistan’dan gelmiş bir din benzer biçimde. Amerikalılar İslam’ı bilmiyor. Bir de Müslümanlar’ın hepsini aynı sanıyorlar, aynı renk, aynı millet, aynı dil. Bu sebeple oradaki medya hep aynı resmi koyuyor, çeşitliliği yansıtmıyor. Bu yüzden tüm Müslümanlar aynı sanıyorlar, örneğin bilmiyorlar ki en büyük Müslüman nüfus Endonezya’da. Şaşırırlar buna Asyalı Müslüman olur mu diye. Onlar için Müslüman ya Pakistanlı-Afganistanlı olur, ya da Arap!

ABD’dan ayrılmak istedin mi?

Bahsettiğim zorluklardan dolayı ayrılmak istedim. Ben ABD’yı fazlaca seviyorum, hepimiz ülkesini sever. Fakat ABD’yı daha iyi idrak etmek için ABD’dan bir dönem çıkmak lazım, dışarıdan görmek lazım. Amerikalılar iyi insanoğlu, fakat dünyayı anlamıyorlar. Bir de insanoğlunun tabiatını, ruhunu anlamıyorlar. Sözgelişi Araplar bunu oldukça iyi anlamış olur, insan tabiatını çözmüşlerdir. Araplar senin neyi istediğini, neyi istemediğini anlıyor. Amerikalılar kendilerini insanoğlundan üstün görüyorlar, insan olduklarını unutuyorlar. Oysa insanoğlunun bir biyolojisi var. Birazcık robot benzer biçimde olmuşlar artık. Araplar’da ben bu samimiyeti, insan ruhuna hitap eden şeyleri buldum. Araplar uzun vakit çölde yaşamış geçmişte, çölde de insanları gözlemlemekten başka meydana getirecek iş yok. Bu yüzden insanoğlunu oldukça iyi anlamışlar.

“SUUDİ BİR PRENS ÜLKESİNE DAVET ETTİ

Suudi Arabistan’a gittin mi?

Videolarımın meşhur olmasından sonrasında, 2012’de Suudi bir prens ülkesine çağrı etti, gel Suudi Arabistan’ı sana gösterelim diye. Hoşuna giderse kal yoksa geri dön dedi. Aslına bakarsak 2011’de Umre için gitmiştim fakat o vakit kısa kaldım. Çağrı erişince gittim, dört ay kadar kaldım. Gidip yaşayınca daha da oldukça sevdim Arabistan’ı. Sonrasında üniversiteye devam etmek için ABD’ye geri döndüm. Fakat kısa süre sonrasında Suud Eğitim Bakanlığı’ndan bir iş teklifi aldım. Üniversiteyi bırakıp yeniden Suud’a gittim. Eğitim Bakanlığı’nda çalışacaksam kati burs verirler, orada okurum okurum diye düşündüm fakat işten okumaya zaman olmadı! Tamamen eğitim üstüne bir TV kanalı kurduk. Kendi eğitimim kaldı fakat iyi iş başardım.

“BATI’NIN ARAP ALGISINI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUM”

Türkiye’den bir çağrı var mı?

Maalesef hayır. Aslına bakarsak fazlaca istiyordum, Suud’dan sonrasında en oldukça Türkiye’yi istiyordum fakat olmadı. Gezim hakkında, Türk Müslüman kültürü hakkında bir proje çıksın arzu ederdim fakat kısmet olmadı bugüne dek. Teksas hükümeti bile gel bizim için Teksas’ı Arap yaşamına tanıt dedi.

Çektiğin videoların Arap algısının değişmesinde katkısı bulunduğunu düşünüyor musun?

Batı’nın Araplarla ilgili algısını değişiklik yapmak isterim, bunda başarıya ulaşmış olursam kendimle gurur duyacağım. Şu ana kadar videolarımı seyredip Müslüman olan insanoğlu olmuş. Bir videomda, ”Kuranda yada İslam’da bir hata bulursanız size 10 bin dolar vereceğim” demiştim. Sonrasında bir Suud prensi aradı, ”10bin dolar ne demek, ayıp değil mi, 1 milyon de ona” dedi. Sonrasında bir diğeri aradı, ”100 milyon veririz” dedi. Ben küçüklüğümden beri Müslüman hayata geçirmeye çalışıyorum aslına bakarsak çevremdekileri. Şu ana kadar 18 şahıs olmuştur.
annesi-turk-babasi-amerikali-genc-kusursuz-8034157_1699_m
“ERDOĞAN’IN TERCÜMANI OLMAYI ÇOK İSTERİM”

Katar’a yerleştin. Suud’u bu kadar severken niçin Riyad değil de Doha?

Aslına bakarsak Katar’a dostum çağırdı, gezmeye gelmiştim. Ulusal Gün kutlamalarına denk geldi, kutlamaların toplumsal medyada ses getirmesine yardım ettim devlet televizyonuna. Sonrasında yeni projeler çıktı, kaldım. Önümüzdeki dönemde hem radyo hem tv programına başlayacağım kısmetse. Hem de buradaki Northwestern üniversitesinde medya okumak isterim. Niçin Suud değile erişince, Suudi Arabistan’ı kalpten seviyorum. Dünyanın başka hiçbir ülkesinin bayrağında ”La ilahe illalah Muhammad Rasulullah” yazmıyor. Mukaddes toprakların devleti orası, siyasetlerinden politikalarından bağımsız bu. Siyasetleri beni bağlamıyor. Suudi Arabistan’ı oldukça seviyorum fakat kariyer olarak Katar benim için fazlaca daha iyi. Arabistan’da tanıdık fazlaca evet fakat tanıdık seni bir yere kadar götürebilir. Ben para istemiyorum, para ailemde de var. Ben kariyer isterim. Ölmeden ilkin yapmak istediğim şeyler var. Kendimle gurur duyabileceğim şeyleri yapmak isterim. Daha oldukça gencim fakat uzun solukta bir lidere danışman olmak isterim. Türkiye de olur, Suudi Arabistan ya da ABD da olur. Fakat Erdoğan’ın tercümanı olmayı oldukça isterim örneğin!

Kaynak: Yeni Şafak, Feyza Gümüşlüoğlu
infinanceab-reclame

Geef een reactie

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Gurmedia Haberin Merkezi - Hollanda
Tema Duzen: Antar